|
|
|
|
|
|
|
Tuzlu pınar Romanımdan.... |
|
|
CANAN
Kınalı kayadan ses geliyor… Taş betonlardan , katı kalplerden bile...
Bir Canandan nefes gelmiyor… Sızılar duyulmuyordu:
-Canda yanar bir gün Cananına diye.
Cana Can katarak. Gönül sevdasını da mürekkep olmuş akıtıyordu.
Söz olan sedalarda , Lal olmuş dillerle konuşarak. Ve göz yaşlarını da karıştırarak.
Çağlayan Şelale misali akıp coşuyordu:
“Niye kaçtın?... Neden kaçtın?... Hani Hakka sözümüz vardı?… Teslim olup Ona koşacaktık. Sevgiyle coşup aşılmaz dağlar aşacaktık.
Hani Hakkı çok seviyorduk?... Hani onun için her şeyimizi feda edecektik?... Hani gurur meselesi yapmayarak , el ne derse desin. Çektiğimiz acılar nasıl olursa olsun. Yalnız Ona inanıp Onun… İçin sevecektik?...
Yoksa…yoksa. O söz mü yalandı?... Yoksa , Sen mi?...”
Bismillahirrahmanırrahiym
Merhaba. Halim. Abi… Abi!... diyorum çünkü… Sana olan Merakım , Sevgim. Büyüdü , büyüdü kocaman oldu.
Daha sonraları. Sık sık görüşmemiz. Samimi içten edilen Muhabbetimiz. İkimizin de Sevgisini büyüttü , büyüttü. Bir yanardağ gibi yanıp lavlar halinde fışkırdı.
Bazen benim canımı çok yaktı. Bazen de senin.
Sonunda Abi!… Kardeş!… Sevgisi yön değiştirerek daha da canlandı.
Yar oldu… Yaren oldu… Yürekleri yakan Sevda Gönülleri coşturan Muhabbetle. Gül oldu. Lale , Menekşe , Çiğdem olarak tepelerde kırlarda açtı.
Acı esti… Tatlı esti… Yel oldu. Seher vaktinde öz Seda. Ağustos ayının demini almış cığıldayan sıcağında balta kesmez buzu oldu.
Saklandım!… Saklandım!… diyemedim. Seni üzer sana zarar veririm diye.
Sana koşup gelemedim.
Sarılarak omuz veremedim. Senin Yarin olurum dedim!… Sözümde duramadım.
Senden kopmak istemedim kopamadım , ama!… Hep senden kaçtım?.
Senin bana olan. Sevgin. Allah için büyüyen Sevdan seni yakıp kavurduğu gibi.
Beni de ezdi geçti!… Bilemedim.
Senin o bağrında yanan. Narı Kor Ataşla yalnız koydum…
Evet!… Hakka söz vermiştim?… Onun!… İçin Sana koşacağım. Onun… İçin düşküne yardım ederek. Mazlumun yanında. Sevdalı Aşığın Narı korunda. Güneşli nemli yerde açan Güllerle olacaktım… Olmadı!.
Söz vermek bir güzel görsen!… Söz verip de Cani Gönülden bağrına basmak!...O çok daha güzel.
Bunu dün anlamadım. Evvelsi gün de anlamadım. Ne yazık ki!… Bu gün anladım.
Dün… Evvelsi gün!. Karnımdan , Nefsimden gördüm. Bu gün öylemi!..
Penceren açık olursa. Güneş içeri girer. Sevgili!… Güllerini atar.
Gönül pencerem kapalı kaldı , perdesi de çekili. Sanki kendimi mecbur hisset tim.
Seni hep yalnız koyarak… Senden değil.
Hep Sevginden , Sevdandan korkup kaçtım!...
Açıkçası kendime ve Nefsime güvenemedim. Yanlış yapmışım!… Hata ettiğimi anladım.
Seni aşağıda görüp!... Yukarı bakarken taaa… Aşağılarda olduğumu gördüm!.
Bağışla!… Af et. Ne olur , hakkını helal eyle.
Benim için gezdiğin yollar Hak ola.
Bana olan Sevgin , Sevdan , Dağlar , Tepeler kadar büyük. Cennet… Mekanın heybene topladığın Güllerin de hazinen ola. Hak dostları dostun. Yeri göğü yaratan Mevlam da. Yarin ola.
Taş betonlar da ses verdi.
Ley lamı!… Buldum , haydi Mevlaya. Canan...
TUZLU PINAR….Romanımdan alınmıştır
Yazar Hamit UZUN.
e-mail: Hamit_uzun@mynet.com
Ev Tel: 0 312 368 16 95
Gsm: 0 537 361 92 23
Gsm: 0 505 682 98 66
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yazı Hakkındaki Yorumlar |
|
|
hamit amca gerçekten kitabınız çok güzel yeni yazacağınız kitaplarda başarılar dilerim yüreğinize ve kaleminize sağlık
gerçi şimdi kalem yok klavyenize sağlık
yazan:kral tarih:21.05.2007
Gerçekten çok güzel bir yazı...
Yüreğinize sağlık
yazan:aykut tarih:21.05.2007
Toplam 2 yorum
Sayfa: 1
|
|
|
|
|
|